Kapılar ve köprüler...

26/4/2008 - Göğsümüzde Taş...

 

 

...

Seni de vururlar bir gün ey acı,

Uçuşup durduğun kanatlarından...

...

Biz seni

Tâ eskiden tanırız,

"Hani göğüslerimize taş olur inerdin"

...

 

 

Ferman Karaçam

 

 

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/4/2008 - Usul Gözyaşları...

 

 

 

 

...Ve şakaklarımda

izleri var ölüm küllerinin.

Günlerime damlıyor

Efkarın usul gözyaşları,

Tuzlu ve soğuk

Kutupların dinmez

Yağmuru gibi...

 

 

Gabriela Mistral

 

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/4/2008 - Bekle Beni...

 

 

Bekle beni, döneceğim ben.

Çok çok, bıkmadan bekle!

"Sarı yağmurların

Hüznü basınca,

Kar kasıp kavururken,

Kızgın sıcaklarda... bekle.

Başkaları dünden unutulmuşken,

Beklenmedikleri zaman bekle."

Uzak yerlerden mektuplar kesilince

Bekle beni.

Birlikte bekleyenlerin beklemekten

Usandığına bakma, bekle.

Bekle beni, döneceğim.

"Unutmak zamanı geldiğini

Ezbere bilenleri

Hayırla anma."

Varsın oğlum, annem

Hayatta olmadığıma inansın,

Dostlarım beklemekten usansın,

Ocak başına toplanıp

Acı şarapla

Yadetsinler beni

Sen bekle, onlarla birlikte

İçmekte acele etme.

Bekle beni; döneceğim,

"Bütün ölümleri çatlatmak için

Döneceğim!"

"Şansın varmış.." desinler.

Beklemedikleri için,

"Beni bekleyerek

Düşman ateşinden

Nasıl koruduğunu anlayamazlar."

Sağ kalışımın sırrını yalnız

Senle ben bileceğiz...

Bütün sır... Senin

Başkalarının bilemediği gibi beklemeyi

Bilmende...

 

 

Konstantin Simonov

 

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/4/2008 - Çıkmaz...

 

 

 

Ne ışık ne de bir çıkış ümidi görüyorum

yine de

var gücümle koşuyorum...

 

 

 

Yalın İnce

( "Leonard'ın Karanlık Odası" isimli denemesinden alıntıdır. )

 

 

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

23/4/2008 - Hasret...

 

 

 

"Asıl bizim aramızda güzeldir hasret
Ve
Asıl biz biliriz kederi..."

 


A. Arif

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/4/2008 - Ankara...

 

 

Ankara…

Yokuşlarında kaybolduğum, arnavut kaldırımlarında kendimi bulduğum, kışı ayaz, yazı kavurucu şehir…
Ağaçların yaprakları savrulurken rüzgârdan, yürümek güzeldir Ankara’da…
Emek’in küçük bir parkıdır, Bahçeli’nin dar sokakları... Ankara İlahiyat’ın karşısında içilen bir bardak çaydır. Hangi sokağın nereye çıkacağını düşünmeden, kaybolma korkusu duymadan, tanımadığın ara sokaklarda yüreğinin sesiyle yürümektir Ankara…
Yokuşuna tırmanarak nefes nefese, kaleden seyretmektir günbatımını. Altındağ’dan Çankaya’ya uzayan ufka dalmaktır. Kaleden inerken saçları dağınık, pijaması sökük çocuğun bakışıdır Ankara… Hacı Bayram’da öğle namazıdır, halden alınan balık... Numune’nin kalabalığını 5. kattan seyretmektir, Kocatepe’ye bakıştır Ankara…
Öğrenci sokağını adımlamak, Hüso’da gözleme yemek, Özışık’ta fotokopidir. Tacettin Dergâhı’nın maneviyatında huzur, şehrin göbeğinde yoksulluktur Ankara. Hacettepe’de sıradan bir günde duyulan, sıradan bir ambulans sesidir. Onkoloji’nin önünden geçerken iç sızıdır Ankara. Cebeci’nin herhangi bir öğrenci evinde yer sofrasıdır. Bisküvi, çay ve muhabbetir Ankara… Kurtuluş Parkı’nın havuz kenarında meyve pikniği yapmak, tuzlu çekirdekten dudakları kavrulmak, baharı, yazı, sonbaharı içine çekmektir… Sıhhıye’den Kızılay’a ara sokaklardan yürümek, cepteki parayı son kuruşuna kadar paylaşmaktır. Sakarya’nın arnavut kaldırımlarından Atatürk Bulvarı’na çıkmaktır. Güvenpark’ta otobüs beklemek, yorgun argın eve dönmektir. Pencere önü çay sefasıdır. Gece parlayan ışıkları seyretmek, yetişmeyen ödevi tamamlamak için göz kırpmadan yeni günü selamlamaktır Ankara.
Beytepe’nin çekilmez yolunu her sabah usanarak çekmek, yabancı dillerin soğuk koridorlarında üşümektir. Beytepe’de bahardır Ankara. Ağaçlardaki çiçektir, cıvıldaşan kuşlar… City’de muhabbettir, çimenlerin üstünde keyif. Alışılamamışlıktan huzura sığınmaktır Ankara. Kış geldiğinde karlı, buzlu, sert havasına meydan okumak, saatlerce kartopu oynamaktır.
Servisle Tunalı’dan geçmek, vitrinlere hızla bakmaktır. Kocatepe’de ezandır, Olgunlar’da kitap… Mithatpaşa’dan aşağı süzülmektir Ankara. Yenişehir pazarında incik boncuk, çokkatlı otoparka ilk gün heyecanını sıkıştırmaktır. Yokuş tırmanmaktır Ankara, tırmanmak ve yorulmak...
Sıhhıye’nin ortasında Kocatepe ve Atakule manzaralı papatya bahçesi bulmaktır. Ayakkabıları çıkarıp, çimenlere basmaktır Ankara. Bir ağaca yaslanmak, saatlerce usanmadan konuşmaktır. Öğle tatilidir Ankara, burundaki ayran izi, dişlerdeki simit susamıdır.
Aşti’den bilet almak, otobüs kalkarken el sallamaktır gidene. Özlemektir Ankara. Kolçaklı sıralarda hayatı paylaşmak, kahverengi perdeleri umuda açmaktır. Gün ışığıdır Ankara. Koridorda yankılanan ses, panoda asılı duran sınav sonuçlarıdır. Merdivenden koşar adım inmek, kapının önünde her zaman duran amcaya iyi akşamlar dilemek, Numune’nin önünde dolmuş beklemektir. Dolmuşun sol arka köşesine kurulmaktır Ankara. Dolmuşçunun “Çökelim abi” ikazından bunalan yolcuyla girdiği münakaşaya kulak tıkayıp, izlemektir yol kenarındaki çizgileri. Çimenlerin arasında çıkan sarıçiçeklere tebessüm etmektir Ankara. Baharın mis kokusunu içine çekmektir.
Ankara… Siyahıyla, beyazıyla, umutla korku arasında, hüzün ve sevincin iç içe olduğu bir şehirde yaşamaktır. Gecenin siyahına aldırmadan gün ışığını beklemektir Ankara…


Ayşenur Öksüz

 

 

 

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/4/2008 - Beklediğin...

 



Sen kış güneşi misin
Yakarsın ısıtmazsın
...
Sizin evin duvarları taştan
Dumanı da mı taştan
...
Ezberlediğin şiir
Beklediğin adam

...

 

 

Sezai Karakoç

 

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/4/2008 - Bozgunlar...

 

 

 

Bozgunlardan çıktım, kan içindeyim

Yeni bir savaşa kuşandır beni...

 

 

M. Akif İnan

 

 

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/4/2008 - Zincirlerimiz...

 

 

 

Bir adım atarsak kafes kırılır,

Belki birden erir zincirlerimiz...

 

 

M.Akif İnan

 

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/4/2008 - Kırgın Bakışlar...

 

 

...

Gövdemi kurşunlar sererse yere

Kırgın bakışlar değdi bilirim...

...

 

 

M. Akif İnan

 

 

 

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

...Hakkımda...

Her gün, bir yerden göçmek ne iyi... Her gün bir yere konmak ne güzel... Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş... Dünle beraber gitti cancağızım, Ne kadar güzel söz varsa düne ait. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım...

...Bağlantılar...

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
İletişim
Tesbih Tanem

...Son Yorumlar...

isimsiz sahıs!!
özlemle...
...
sana hicret ettim yılgın...
...

...Arkadaşlarım...

sonsuzlukkervani
cellman81
ilayusuf
sifam
eyferu
tezhip
uzlet
filbahar
birdirbir
azizmahmut
sandaldergisi
mukaeynir
SkyQuakes
yavuzalp
mustafanazif
eslem123
utopian
buruciye
BaskaDiyardan
muslumankisiligi
GuLNiDaM
aisece
cile
gulsima
DaMLaLaRaLTiNDa
otuzuncuharf
AciHuzun
kalbinur
kimsesizizlerr
tesbihtanesi
sizintilar
eyinsan
ulife
senfoni
sumatra
mafrak
omrumsana
ozgur544
mehmetorhandurdu
meliherdogan
fzehra
hazanseli
yusuftektas
vaktivisal
hakdostlari
benyaziyorum
ddervish
saadetimm
guLaLe
iskenderpala
gulivahdet
muratsahin123
hafzanursena
mevlana1
dergahli
suspusunnotlari
benimkendidunyam
hakdilaram
sonyolcu38
yezdanla
benMahru
saadi
mtopuz
askardergisi
gulvisal
eslemnokta
ismaail
sevdirmediler
anti1907

...Sus Gönlüm...Bir Elif Miktarı Sus...